CAHIT ARF ( İSTANBUL,26.12.1997 )

Ülkemizde matematigin simgesi haline gelen Cahit ARF 1910 yilinda Selanik’te
dogdu. 1932 yilinda Galatasaray Lisesi’nde matematik ögretmenligi,
1933 yilinda Istanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde profesör
yardimcisi (Doçent adayi ) olmustur. Doktorasini 1938 yilinda Almanya’da
Göttingen Üniversitesi’nde tamamladi. Daha sonra Istanbul Üniversitesi’ne
dönen ARF, 1943 de profesör, 1955’de Ordinaryus Profesör
oldu.1964-1965 yillari arasinda Fransa’da bulunan Princiton’daki
Yüksek Arastirma Enstitüsü’nde konuk ögretim üyesi
olarak görev yapti.
1938 yilindan beri Cahit ARF cebir, sayilar teorisi, elastisite teorisi, analiz,
geometri ve mühendislik matematigi gibi çok çesitli alanlarda
yaptigi çalismalarla matematige temel katkilarda bulunmus, yapisal ve
kalici sonuçlar elde etmistir.
Bütün Türk matematikçilerine dolayli veya dolaysiz bir
sekilde esin kaynagi olmus, yaptigi uyarilar ve verdigi fikirlerle çevresindeki
tüm matematikçilerin ufuklarini genisletmis ve çalismalarini
yeni bir bakis açisiyla yönlendirmelerini saglamistir.
Cahit ARF’ in ilk çalismasi, 1939 yilinda Almanya’nin ünlü
bir matematik dergisi olan Crelle Journal Dergisi’nde yayinlanmistir.
Cahit ARF çözülebilen cebirsel denklemlerin bir listesini yapmak
amaciyla Göttingen’de ünlü matematikçi Hasse’nin
doktora ögrencisi oldu. Hasse’nin önerisiyle özel haller
problemini çözdü. Cahit ARF bu çalismasiyla sayilar
teorisinde çok özel bir yeri olan lokal cisimlerde dallanma teorisine
çok önemli yapisal bir katkida bulunmustur. Burada buldugu sonuçlardan
bir bölümü dünya matematik literatüründe “Hasse-Arf
Teoremi”olarak geçmektedir.
Bundan sonra ugrastigi problem, matematikte “kuadratik formlar”
olarak bilinen konudadir. Uzayda konisel yüzey denklemleri buna basit bir
örnek olarak gösterilebilir. Bu konudaki temel problem, kuadratik
formlarin bir takim invaryantlar, yani degismezler yardimiyla siniflandirilmasidir.
Bu siniflandirma Witt adinda ünlü bir Alman matematikçi tarafindan
karekteristigi ikiden farkli olan cisimler için 1937 de yapilmistir.
Karekteristik iki olunca problem çok daha zorlasiyor ve Witt’in
yöntemi uygulanamiyordu. Cahit ARF bu problemle ugrasti ve karekteristigi
iki olan cisimler üzerindeki kuadratik formlari çok iyi bir biçimde
siniflandirdi. Bunlarin invaryantlarini, yani degismezlerini insa etti. Bu invaryantlar
dünya literatüründe “Arf Invaryantlari” olarak geçmektedir.
Bu çalismasi 1944 yilinda Crelle Dergisi’nde yayinlandi ve Cahit
ARF ‘i dünyaya tanitti.
1945’lere gelindiginde düzlem bir egrinin herhangi bir kolundaki
çok kat noktalarin çok katliliklarinin yalniz aritmetige ait bir
yöntem ile nasil hesaplanacagi iyi bilinmekteydi. Düzlem halde algoritmanin
basladigi sayilar egri kolunun parametreli denklemlerinden bilinen bir kanuna
göre elde ediliyordu. Genel durumda ise böyle bir sonuç henüz
bulunamamisti. Bu siralarda Istanbul’da Patrick Du Val adinda bir Ingiliz
matematikçi bulunuyordu. Du Val genel halde algoritmanin basladigi sayilara
“karakter” adini vermis ve egrinin tüm geometrik özellikleri
bilindigi zaman bu karakterlerin nasil bulunacagini göstermisti. Bunun
tersi de dogruydu. Bu karakter bilinirse, egrinin çok katlilik dizisi,
yani geometrik özellikleri de bulunabiliyordu. Burada açik kalan
problem ise bir egrinin denklemleri verildiginde karakterlerini bulabilmek idi.
Cevap düzlem egriler için bilinmekte, ama yüksek boyutlu uzaylarda
bulunan tekil egriler için bilinmemekte idi. Ayrica, yüksek boyutlu
bir uzayda tanimlanmis bir tekil egrinin çok katlilik özelliklerini,
yani geometrik özelliklerini bozmadan en düsük kaç boyutlu
uzaya sokulabilecegi de bu problemle beraber düsünülen bir soru
idi. Bu çesit sorular matematiksel bakis açisinin temel problemi
olan siniflandirma probleminin egrilere uygulanmasi bakimindan son derece önemli
ve zor sorulardi. Cahit ARF bu problemi 1945’de tamami ile çözmüs
ve tek boyutlu tekil cebirsel kollarin siniflandirilmasi problemini kapatmistir.
Bu sonucun zorlugu hakkinda fikir elde edebilmek için düzgün
varyetelerin siniflandirilmasi probleminin bugüne kadar 1,2 ve kismen 3
boyutlu varyeteler için çözüldügünü tekilliklerinin
siniflandirilmasi probleminin ise 1 boyutlu varyeteler, egriler için
Cahit ARF tarafindan çözüldügünü göz önüne
almak gerekir. Cahit ARF bu problemi çözerken önemini gözledigi
ve problemin çözümünde en önemli rolü oynadigini
fark ettigini bazi halkalara “karekteristik halka” adini vermis
ve daha sonra gelen yabanci arastirmacilar bu halkalara “Arf Halkalari”
ve bunlarin kapanislarina “Arf Kapanislari” adini vermislerdir.
Cahit ARF’in bu çalismasi 1949 ‘da Proceedings of London
Matematical Society dergisinde yayinlanmistir.
Cahit ARF’in 1940’li yillarda yaptigi bu çalismalarin günümüzde
hala kullaniliyor olmasi, onun kaliciligini ispatlamistir.
Cahit ARF’i ilk taniyan bir kisi onun sadece matematige ilgi duyan bir
insan oldugu izlenimini edinebilirdi. Cahit ARF için, matematik her seyin
üzerinde ve ötesindeydi. Ancak, onu TÜBITAK’in kurulmasinda
ve gelismesinde gösterdigi çabayi ve özeni bilenler Cahit ARF’in
öyle içine kapanik, matematikle ugrasan, dis dünya ile ilgilenmeyen
bir kisi olmadigini bilirler. Mühendisligin günlük hayattan dogan
problemlerine her zaman ilgi gösterirdi. Ama, bu probleme mutlaka matematiksel
bir model bulmaya çalisirdi. Hele bir de pratikten gelen problemi matematik
olarak çözüme kavusursa pek keyiflenirdi. Mustafa INAN’la
böyle bir isbirligi yapmis ve INAN’in köprülerde gözlemleyip,
arastirdigi bir sorunun matematiksel kesin çözümünü
vermistir. Bu çalismalari Cahit ARF’a Inönü Ödülü’nü
kazandirmistir.
Üniversitede rektörlük, dekanlik gibi idari görevler almaktan
kaçinmistir. Arastirmacilarin bu gibi görevlerden uzak durmalari
gerektigi görüsündeydi. Ama uzun yillar TÜBITAK Bilim Kurulu
Baskanligi’ni da özveriyle yürütmüstür.
Ortadogu Teknik Üniversitesi’nde bulundugu yillarda yeni ve farkli
bir üniversite modelinin ve kültürünün ortaya çikmasi
için çaba göstermistir. Akademik dünyanin yapay hiyerarsik
ayrimlariyla alay etmistir. Genç ögretim üyeleri ve ögrencilerle
çok güzel, yararli ve keyifli diyalog içindeydi. Her zaman
üniversite içi çekismelerden ve politikadan özenle uzak
durdugu halde, ODTÜ sistemi tehlikeye düstügünde duyarli
ve sorumlu bir bilim adami olarak kendini bir mücadelenin içine
atmaktan çekinmemistir. Bu onurlu mücadele de bile matematigin aksiyomatik
yaklasimini kimseye farkettirmeden kullanmistir.
Cahit ARF 1948’de Inönü Ödülü, 1974’de
TÜBITAK Bilim Ödülü, 1980’de ITÜ ve KATÜ
Onur Doktorasi, 1981’de de ODTÜ Onur Doktorasi’ni aldi. Genç
yasta Mainz Akademisi Muhabir Üyeligine seçildi ve Türkiye
Bilimler Akademisi Onur Üyesi oldu.
Cahit ARF matematikte kalici izler birakarak 26 Aralik 1997 ‘de aramizdan
ayrilmistir. Türkiye’de ve dünyada her zaman hatirlanacaktir.
TANIYANLARIN AGZINDAN CAHİT ARF
PROF. DR. ERDAL INÖNÜ :( EMEKLI ÖGRETIM ÜYESI, ODTÜ
FIZIK BÖLÜMÜ )
"... Cahit ARF’in önemli bir özelligi, her seyin aslini
anlamaya çalismak olmustur. Birisi bir konusma yaparken, anlamadigi yeri
hemen sorardi. Hiçbir seyden çekinmezdi, onun için önemli
olan anlamakti; bilime deger veren bir insan olarak anlamak, arastirici zekasini
kullanarak olaylarin nedeni anlamak...”
PROF. DR. SAFAK ALPAY: (ODTÜ MATEMATIK BÖLÜMÜ ÖGRETIM
ÜYESİ)
“... Ortadogu Teknik Üniversitesi Cahit Hoca’sini 1977 de içine
düstügü bunalim sirasindaki kararli, toparlayici ve yönlendirici
tutumuyla hatirlayacaktir. Istenmeyen bir rektörün atanmasiyla ortaya
çikan bunalim nedeniyle egitim durmus, kaba kuvvet üniversiteden
hesap sormak amaciyla üniversiteye yerlestirilmisti. Can güvenliginin
olmadigi ortamda Cahit Hoca kaba kuvvetin tehditlerine aldirmadan üniversiteye
sicak gülüsü, babacan görünümü, tükenmez
enerjisi ile ögrenci ve ögretim üyelerine esin kaynagi olmustur.
O günlerde özerk ve demokratik üniversite için yaptigi
çalismalar ve katkilardan ötürü Tüm Ögretim
Üyeleri Dernegi’nin degerli bilim adamimiz Seha Meray adina koydugu
ödül Cahit Hoca’ya verilmisti...”
“... Tahta oymaciligini, visne likörünü, Sabahattin Ali
öykülerini, torunlarini çok seven Cahit Hoca’yi bizde
çok sevdik ve saydik. Bölüm koridorlarindaki tütün
kokusu ve gök gürültüsü sesi, zarif yazisiyla dolmus
kara tahtalar hiç aklimizdan çikmayacak ve bize her zaman esin
kaynagi olacaktir...”
PROF. DR. M. GÜNDÜZ IKEDA: ( TÜBITAK Ulusal Elektronik
Arastirma Enstitüsü )
“... Tek tür problemler üzerinde, yani merak ettigi problemler
üzerinde çalisanlar var. Söyle anlatayim: Bazi dagcilar için
Himalayalar’a çikmak pek bir sey ifade etmese de “kimse tirmanmamistir”
denildiginde birden heveslenirler. Bu birinci tip matematikçiler için
de geçerli. Çözülmemis problemler onlar için
dayanilmaz bir çekicilige sahiptir. Bir de genel bir sistemi ele alarak
çalisanlar, ‘Bu sistemi nasil karekterize edecegim, benzer sistemler
oldugunda bunlari nasil ayirt edebilirim?’ diye düsünenler var.
Cahit Bey bu ikinci sinifa giriyor...”
PROF. DR. HALIL. IBRAHIM KARAKAS: (Akdeniz Üniversitesi Matematik
Bölümü )
“... Cahit ARF ömrünü daha çocukluk yillarinda ‘tutku’
ile baglandigi matematigin, daha genel olarak bilimin gelismesine adamistir.
Bilim adamligini yasam biçimi olarak seçmis ve öyle yasamistir.
Nasil bilim üretileceginin en güzel örneklerini sergiledigi gibi,
ülkemizde bilimin filizlenip gelisebilecegi ortam ve kurumlarin yaratilmasinda
da önderlik yapmistir. TÜBITAK’in kurulmasindaki katkisina ek
olarak ODTÜ Matematik Bölümünün olusumunu yönlendirmistir...”
“... Hocaligi konusunda tevazu gösterir, ‘ben iyi hoca degilim’
derdi. Ancak, derslerinde ve seminerlerinde ele aldigi konuyu sunarken sanki
yeniden kesfediyormus gibi heyecan ve haz duydugu belli olur, gözleri çakmak
çakmak parlardi. Cahit ARF, çagdaslari arasinda matematigin her
dalinda bilgi ve söz sahibi olan ender matematikçilerden biriydi.
ODTÜ’de bulundugu yillarda matematik bölümünün
tüm seminerlerine katilir, ilgi ile izler, sorulari ve yorumlariyla önemli
katkida bulunurdu...”
SINAN SERTÖZ: (Bilkent Üniversitesi Matematik Bölümü
Ögretim Üyesi)
“... Geriye dönüp baktigimda ‘Cahit Hoca’dan ögrendigim
en önemli sey neydi?’ diye sunu hatirliyorum: Gebze Arastirma Merkezine
Cahit Hoca, o siralar 75 yasinda idi, her sabah servisle gelir, odasina çikar,
önüne kagitlarini alir ve çalismaya baslardi. Bir ögle
yemegi ve kahve molasi hariç aksam servisine kadar çalisirdi.
Her gün! Beklentilerim aldiklarimin önüne çikmaya basladigi
zaman ‘Cahit Hoca kadar çalistin mi ?’ diye sorarim kendime...”
SON SÖZ DE YINE USTA’DAN GELIYOR...
“ Matematik tümevarimsal bir bilimdir ve bu tümevarimsal
bilim sonsuz kümeler için geçerli. Bu sonsuzluklari
tümevarimsal bir sekilde kavriyoruz ve kavradigimiz zaman da
o sonsuzlugu hissediyoruz , sinirsizligi.
Ve bu bize mutluluk veriyor, çünkü ölümü unutuyoruz...
Herkes ölümsüz oldugunu hissettigi alanda çalismak ister.
Ben de matematikte kendimi ölümsüz hissettim...”
KAYNAKÇA
[1] MATEMATIKÇILER BÜLTENI ( 1998 SAYI 3 )
[2] BILIM VE TEKNIK DERGISI ( 363. SAYININ EKI )
[3] MATEMATIK DÜNYASI ( OCAK 1998 SAYI 1 )